Yardım ve bilgi için

Kene ilaçlaması ve Kızıl Karıncalar

Kene son günlerde çok fazla gündemimizde. Bunun nedeniyse özellikle kırım kongo kanamalı ateşi hastalığını yayması ve bu hastalağın öldürücü olmasıdır. Buna karşı önlem almalıyız fakat bu tüm silahlarımızla saldırmak olmamalıdır. Eğer ki böyle yaparsak, neler oluyor bir bakalım.

Kene varsa ilk çözüm olarak aklımıza ilaçlatmak geliyor. Oysa ki bunun geçmişinde, kuş gribi var diye bilinçsizce tüm gücümüzle yok ettiğimiz binlerce kuş yok mu? Biraz daha medyamızın sakin olmaya ve bilinçlendirmeye yönelmesi gerekmez miydi ? (Bu olayda bile maddi çıkar çatışmaları mevcuttu..) Aynı kuş gribi Almanya ve Fransa’da da göründü fakat bizim kadar yaygara yapmadılar.

Sonuç olarak bizim kuşlarımızın sayısını azalttıktan sonra şimdi keneler çoğaldı. Peki keneleri ilaçlamak neye sebep olacak? Doğaya doğal olmayan yollardan mudahele etmek neredeyse hiçbir zaman olumlu sonuç vermez.

Sonuç olarak geçen bir yerde ilaçlama yapılırken oradaki bu işin okulunu okumuş arkadaşımızla biraz sohbet ettik. Bana söylediği şeyler şunlardı. “Kene ilaçlamasında keneler çok fazla zarar görmüyor. Bunu sadece içinizi rahatlatmak için yapıyoruz. Fakat Kızıl karıncaları kesin olarak öldürüyor. Ve kızıl karıncaların ana besin kaynağı da kene yumurtası.” Yani diyecek söz bulamıyorum. İki yıl sonra her tarafımız kene olabilir.

Bu bana anlatılan eğer doğruysa sonumuz çok kötü. Doğanın dengesini mahfediyoruz. Ayrıca o ilaçların doğaya ve içme sularına kadar etkilerini de unutmamak lazım.

Devletin özellikle bu tarz doğa politikalarında daha geniş kapsamlı, bir kaç hamle ötesini düşünerek hareket etmesi gereklidir.

Benim acizane fikrim doğaya özellikle kenelerin çok olduğu bölgelerde ilaçlama yerine (apartman veya merkezi yerler hariç), girişin kapatılması o bölgede kızıl karınca ve keklik gibi türlerin üremesine önem verilmesi gereklidir.

24 Haziran 2008 Yazan: methe | Doğa, Hayat - Life | | Yorum yapılmamış

BMW Gina, Bu Şey Yalnızca Araba Değil… (BMW Gina isn’t only a car.)

BMW Gina beni hayatım da en çok etkileyen araç oldu neden araç mı diyorum. Çünkü eğer renault broadway arabaysa bu araba değil. Arabaya aşık olunur mu ben oldum. Aşağıdaki linki izledeğinizde sizde belki olabilirsiniz.

BMW Gina affected me a lot. i dont compare BMW Gina and Renault Broadway. If one of this is car, the other isnt be.  i love BMW Gina. one day i will buy it.

Bmw Gina

Bmw Gina Tanıtım Filmi (Bmw Gina’s Introduction Video)

(Hayatınızda hiç kaportası kırışan araba görmediyseniz tavsiye ederim.)

16 Haziran 2008 Yazan: methe | Araba | | Yorum yapılmamış

Profesyonel Bilgi Paylaşımı (İşletme Bilimi)

İşletme bilimi hakkında detaylı bir çalışma yapmak ve bilgi paylaşımını ödev paylaşımının ötesine götürmek için http://turkisletme.wordpress.com katkılarınızı bekliyoruz. Turkçe İşletme Bilimi konulu bir site olan bu siteye yeni yazarlar eklenecektir.

28 Mayıs 2008 Yazan: methe | İşletme | | Yorum yapılmamış

Turgut Özakman / Korkma İnsancık Korkma (=~ Baby Don’t Be Afraid)

Öncelikle Turgut Özakman’ ın Korkma İnsancık Korkma adlı kitabından bahsedeyim.

Bu kitap bana okumayı sevdiren ve okumaktan korkutan bir kitaptır. Sevdirme nedeni kitap o kadar akıcı ki elinizden düşüremiyorsunuz ve sizi hayal alemine sokuyor. Okumaktan korkma nedenimse, kitaba o kadar kapılmışım ki gece rüyalarımdan “tiya eleni” (Eleni Teyze, kitabın kahramanlarından) diyerek uyandığımı bilirim. Kitabın kahramanıyla olan birçok benzerliğimiz benim kitabı okumadığım zamanlar başımı ağrılara sokacak kadar kitabı düşünmeme neden oldu. Derste en ön sırada bile hızlı hızlı sayfaları çevirerek okumayı sağlayacak bir kitaptır.

Bazı kötü yanları da var. Örneğin şimdiye kadar bitirdiğim iki kitabın sonuna çok üzülmüş olmamdır. Biri Korkma İnsancık Korkma, diğeri de Tolstoy’un Hacı Murat’ı. Korkma İnsancık Korkma ‘nın Hacı Murat ‘tan farkı kitap bittikten, kapağını kapatıp önünüze alıp düşününce kitaptaki hikayenin gerçek olamayacağını düşündürmesi. Bu da bende o kitabın inşaa etmiş dünyayı yıkmış oldu.

Düşünün kitabın kahramanının çocukuluğu öyle iyi anlatılmış ki kendi çocukluğum gibi hatırlayabiliryorum. Ve bende oluşan bu dünyanın yıkıldığını düşünün. Benim içinde, kitap içinde hazinli bir son.

Sonuç olarak bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Çünkü şuan bu kitabın bendeki yeri eski bir sevgili, bir aşktır. Kitap içinde bazı yazılar konuların bu kitabın en aşağı lise seviyesinde olunması gerektirdiğini düşünüyorum.

Korkma Insancik Korkma ( =~ Baby Don’t Be Afraid )

Korkma Insancık Korkma ( =~ Baby don’t be afraid ) is very fluently book. It explains about an interesting love story. Its heros is a turk boy and a greece woman.

I like this story because my life like stories hero’s. For stranger, you can understand Turkish people’s feels and old peoples friendships in Ottoman Empire and Turkey Republic.

Korkma İnsancık Korkma

23 Mayıs 2008 Yazan: methe | Kitap, Uncategorized | | Yorum yapılmamış

Amerika’daki Seçimler Türkiye’ye Etkileri (America’s Election’s Effects on Turkey)

  1. Kim seçilirse seçilsin. Ermeni sözde soykırmını tanıyacağı,
  2. Kuzey Irak’a yaptığımız operasyonları baltalayabileceği,
  3. Irak’ın toprak bütünlüğünü tehlikeye düşürebileceği,
  4. Şeker, tütün gibi kota koyulmasında etkili olan amerikanın önümüzdeki belki de kıtlık günlerinde nasıl tavır sergileyeceği ( petrolde yaptığı gibi cebini doldurmak için buğdaya kota koydurup bize ihrac mı edecek ? ),
  5. amerikadaki mortgage krizine son noktayı koyamaz hatta daha büyük bir krize neden olabilirse dünyanın halinin ne olacağı
  6. IMF ‘le olan ilişkilerimizde bile amerika ve avrupa’nın parmağı var ve bizim yetenekli siyasetçilerimiz para gelmediği müddetçe hiçbir halt edemiyor. Ya birşeyler satıyoruz yada borç alıyoruz.
  7. Hillary nin İran a gireceğini söylemesi ve bizim İranla yaptığımız enerji antlaşmalarımız var ve de bunlar küçük de değil. Ayrıca Amerika İran a girerse petrol fiyatları fırlayacak ve Rusya doğalgaz bakımından rakipsiz olacak Rusyanın kuvvetlenmesi Sırpları azdırabilir ve yeni bir bosna katliamı bile olabilir.

………………… listeyi uzayıp gider. O nedenle düşünmek lazım amerikada lobileşmek, lobileşemiyorsak bile senator, vali … birşeyler satın almak arka bulmak lazım.

Görüşlerinizi bekliyorum.

29 Nisan 2008 Yazan: methe | askeri, siyasi | | Yorum yapılmamış

Astsubayların Hakları (Turkish Army Forces Sergeants Rights)

(Yakın arkadaşımın astsubay olması nedeniyle ve onun bu tarz şeyleri yazma hakkı olmadığı için ben yazıyorum)

16 Nisan tarihinde Astsubaylara yıllardan beri bekledikleri 1 in 4 üne düşme hakkı verildi. (Özetle : Türkiye de devlet adına çalışan herkese ait olan yalnızca astsubaylara verilmeyen hak ). Ama bu hak 17 Nisan daki düzeltmeyle geri alındı. Tüm devlet memurları bu statüye sahip olabiliyorken astsubaylar neden olamıyor.

Bu ne insan haklarına, ne insanlığa özellikle Türk milletine yakışmayan bir harekettir. İnsan Hakları kazanılmış hakların geri alınamayacağını, herkesin eşit olacağını söylemez mi ? Burada ne eşitlik ne haklara saygı var.

Bu vatansever insanların ne yapması gerekir. DTP’den milletvekili olsalar böyle olmazdı veya PKK partizanı olarak memuriyet hayatlarına devam etselerde böyle olmazdı.

EN ÇOK ŞEHİT VEREN MESLEK GRUBUDUR ASTSUBAYLIK.

Bu hakkı kim geri aldırdıysa bilsin ki, Dış güçler ve çapulcuların (pkk) yıllardır yapamadığı ordumuzu yıpratma işini yapamayacaklar ama bir gece de neredeyse ordumuzun %60 ı olan astsubaylarımızı çok üzdüler.

Her gecenin bir gündüzü var astsubaylarımız sakın üzülmeyin.

TURKISH ARMY FORCES SERGEANTS DESERVE EVERYTHING, BUT HAVE NOTHING

Some people in Turkey dont want to give status only Turkish Sergeants. Th other public servants have this right, but only Turkish Sergeants havent. This application isnt appropriate Human Right’s Equity Principle.

Turkish Sergeants work all of Turkey and everytime. And Turkish Sergeants have more death than the other occupation groups for Turkey.

If somebody askyou “what are you know about Turkey?”, you will response with two words “self-sacrificing sergeants”.

thanks for read.

Turkish Sergeants

25 Nisan 2008 Yazan: methe | askeri, siyasi | | Yorum yapılmamış

Gazeteci Böyle mi Olmalı ???

Bir gazete de gazeteci arkadaşımız yazısında bir kahramanı konu almış; bu kahramanın tüm hayatını yazmış ve de cenazesinde sadece elliye yakın insanın bulunduğundan bahsetmiş. Bu durumun kötülüğünden bahsediyor ve diyor ki ben bu kahraman kişinin adını yazmıyorum, merak ediyorsanız araştırın. (Tam Alıntı : “Adını yazmıyorum, merak eden araştırsın ve bulsun… Bu topraklarda bayrağımız dalgalanıyorsa onların sayesinde”) .

Yani kardeşim senin amacın ne ? Amacın bu kötü olayı protesto edip halka bir çocuk veya senin öğrencin gibi araştırın bulun diyebilecek cesareti nereden buluyorsun. Sen yapılan bir hatayı başka bir hatanın kapatabileceğine mi inanıyorsun.

Bu yazının sonuna kadar pişmandım, ben bu kişiyi nasıl olur da duymam nasıl olurda gitmem diye. Ama yazının sonunda yazara olan kızgınlığımdan böyle bir duygum kalmadı.

Sonuç olarak ben bu kişiyi bu yazıyı okuyanların çoğunluğu gibi araştırmayacağım. O kişi de bu sayede gelecek sene ve önümüzdeki sene hiç değiştirmeden bu yazıyı yayınlayabilecek.

Bu arada Hürriyet gazetesini protesto için almış olduğum bu gazeteye karşı da bu yazı sayesinde soğumuş oldum. Herkes halka karşı saygılı olmalıdır.

( Nazmi ÇELENK - Adını Siz Koyun - Halka ve Olaylara Tercüman Gazetesi , 12 Nisan 2008 )

16 Nisan 2008 Yazan: methe | Edebiyat | | Yorum yapılmamış

İşletme Hakkında Yapılan Çalışmalar

Arkadaşlar normalde bu siteden yayın yapmayı plandığımız işletme bilimi hakkındaki kaynakları yeni bir blog adresinden yayınlamaya karar verdik. sitenin linki aşağıda bu siteyi planlı bir şekilde yönetip ciddi kaynak ve çavirilerin yer aldığı bir site haline dönüştüreceğiz. (inşallah.) Site adresi aşağıda katkılarınızı bekliyorum :

http://turkceisletme.wordpress.com

10 Nisan 2008 Yazan: methe | İşletme | | Yorum yapılmamış

Türkiye’nin En Kötü Yolu (The Worst Road of Turkey)

Türkiye’nin en kötü yolu şüphesiz İZMİT-Karamürsel ile YALOVA- Altınova arasındaki yol. Karamürsel ilçe merkezinde bir 1,5 metre çapında yanyana iki çukur gibi çökme olmuş. Arabanızı mahfediyor. O yoldan gelirken dikkatli olun.

The worst road of Turkey certainly is İZMİT-Karamursel to YALOVA-Altinova. The Road of Karamursel Centre has two hole side by side that their diameters is 1.5 meter. Your car is wear out. You should be carreful, while come from this way. 

Yol

26 Mart 2008 Yazan: methe | Hayat - Life | | Yorum yapılmamış

Yazılıma Yönelelim (Yazılım Devi Hindistan)

Günümüz ne araba üretim ne de eski tarz tarım günüdür. Günümüz yazılım günüdür, günümüz teknolojiyle desteklenmiş doğal üretim hormonsuz tarım günüdür.

Günümüzde Hindistanın yapmış olduğu yazılım geliri 60 milyar $, peki Türkiye’nin ürettiği tarım, araba … ların toplam geliri ne kadar? 60 milyar $ değil. Biz toplumca 3 kuruş kazanacağız diye demir mi çıkarmıyoruz, akşamlara kadar tarlalarda tükenmiyor muyuz, siyanürle toprağımızı mı pisletmiyoruz.

Biraz açık görüşlü olmak lazım geleceğimiz için Devlet, Halk, Şirketler el ele yapamayacağımız şey yok.

 Doğal hormonsuz tarım yapın kazanın: Domates 5 kuruşsa hormosuzu 25 kuruş hem toprağımız hem gençliğimiz kazanır ihracatta olan kazanç artar.

Bence yapılması gerekenler :

1. Devlet bütün TeknoParkları bir araya toplamalı .

2. İnternet fiyatları 10 kat daha ucuz olmalı

3. Devlet meslek lisesinde salak saçma dersler veya bilgisayarı olmayan bilgisayar meslek yüksekokulları yerine . Adam gibi yazılımcılar yetiştirecek geleceği, önü açık, zeki ve ya yatkın çocukların toplamından oluşan liseler açılmalı. İngilizce ve yazılım ağırlıklı liseler açılmalı ve bu kişilerin mesleği hazır olmalı .

4.Türk bilgi paylaşım siteleri merkezleri olmalı bütün kaynaklar Türkçe olmalı. Gereksiz kıl, tüy bilgiler yer almamalı (Örn : Yazılımcı bir adamın donanım ve bunun tarihi hakkında oda büyüklüğünde tüplü bilgisayarları öğrenmesi mesleki olarak ona ne katabilir. Ancak bir cümle şekline geçilmeli.)

5. En ufak bir siyasi ideoloji temsil veya hizmet şeklinde yapılandırılmaması ve bu bir devlet politikası olmalıdır.

6. Tarım hakkında bu kadar bilgim yok ama yapılacak şey liseler çapınd aynı. Kişilerin tarımdan kopmadan bilgilendirilmesi gereklidir. Kişilerin liseyi bitirmeleri ve bu lisede tarım dersleri çok yoğunluklu verilmeli ve kişilerin kendi tarlalarından kopmamaları sağlanmamalıdır.

TÜRK GENÇLİĞİ BUNU YAPABİLİR. KİMSE AYRIMCI BÖLÜCÜLERİN SÖZÜNE KANMASIN.

DÖNEM, EKONOMİK OLARAK GÜÇLÜ OLMA DÖNEMİDİR. SİZ VE ÇOCUKLARINIZ RAHAT ETSİN.

Bilmediğiniz birşey olursa sorabilirsiniz.

14 Mart 2008 Yazan: methe | düşünce | | 1 Yorum